İçeriğe geç

Hava kirliliğine 3 örnek nedir ?

Hava Kirliliğine 3 Örnek Nedir?

Hava kirliliği, her geçen gün daha fazla duyduğumuz bir kavram haline geldi. Ama biz insanız, işin içine biraz eğlence, biraz da mizah katmazsak, bu kadar ciddiyetle konuşulmaz. Hava kirliliğine 3 örnek nedir diye soranlar için, İzmir sokaklarında gezdiğimizde karşımıza çıkan üç farklı kirlilik türünü biraz mizahi bir dille anlatayım. Tabii ki, bu yazıyı okurken kendinizi bir miktar gülmeye zorlamaktan başka şansınız olmayacak! Hazırsanız, başlıyoruz!

1. Arabaların Egzoz Dumanı: “Güzelim, Bugün Bambaşkasın!”

Bir sabah, İzmir’in kıyısında, güneşin ufukta belirdiği o anlarda (tam kahvemi alıp, sahilde oturacakken) yavaşça yürüyordum. Havadar, hafif esen bir rüzgar var ama her an biraz daha yoğunlaşacak gibi… Ve o an, taptaze oksijenin yerine gelen şey… Egzoz dumanı. Beni boğacak kadar yoğun olmasa da, burnuma dolan kimyasal kokunun özeti şuydu: “Güzelim, bugün bambaşkasın!”

Bir egzoz dumanı, sabahın serinliğinde, daha yeni uyanmış ve makyajını taze yapmış bir araba gibi oluyor. İlk başta “Aa, ne kadar güzel” diyorsunuz, ama sonra ne olduğunu anlamadan gözleriniz yanmaya başlıyor, boğazınız kuruyor ve birden kendinizi askerdeymiş gibi hissediyorsunuz. O an ne düşündüm biliyor musunuz? “Bir dakika, bu kadar egzoz gazı üretip, hala çevre dostu araba diyorlar? Biraz daha dikkatli bakın, bu dünyada eco değil, ‘ego’ arabaları var.”

Ama biz de ne yapalım, başkalarına değil, kendimize bakmamız gerektiğini düşündüm. Çünkü, egzoz dumanı olmadan, hava kirliliği nasıl tanımlanır ki? Yani, birisinin yakıtı bitmişken, o kadar çalıştırdığı motorun gürültüsüyle birlikte, ‘havadar’ hissiyatını alabilmek mümkün mü?

2. Endüstriyel Alanlar ve Fabrikaların Buğulu Misafirperverliği

Bir diğer kirlilik örneği, İzmir’in sanayi bölgelerine girdiğinizde kendini gösterir. O fabrikaların, bacalarının gökyüzüne doğru yükselen dumanları var ya, işte o dumanların bir kısmı size şöyle der: “Hoş geldin, seni bekliyorduk. Burası bizim biraz dağılmış halimiz, ama sen burada çok iyi hissedeceksin.” Fakat ne yazık ki, ne kadar hoş olursa olsun, bir süre sonra başınızı ağrıtacak türde bir “misafirperverlik” bu!

Bir gün, bir arkadaşımın fabrikanın yakınlarında çalıştığını öğrendim. “Hadi, gel bir gün bizde çalışalım” dediler. “Tabii,” dedim, “çok fena olmaz.” Ama fabrikaya girdiğimde ne oldu dersiniz? O kadar dumana boğuldum ki, ortada ne arkadaşım vardı ne de ben. Sadece büyük, metalik bir ses ve o sesin arkasındaki yoğun dumanı duyabiliyordum. “Burası nereye gitti böyle?” dedim, biraz ürkek bir şekilde. “Endüstriyel devrime hoş geldin,” dediler. İnsanın ciğerlerine kadar işleyen bu kirliliğin, bir başka boyutunu görmek istedim; ama hemen geri çıktım. Neyse ki, hava kirliliğine üç örnek sunarken, sanayinin ‘misafirperver’ dumanlarına da biraz gülümsedik.

3. Sokaklarda Yükselen Tozlar: “Bir Yudum Hava, Lütfen!”

Düşünün, siz güzel bir öğle vakti evden çıkıp, kafanızı dinlemek için biraz yürüyüşe çıktınız. İzmir’in sıcak havası, yine her zamanki gibi yanınızdan geçiyor, bu şehri seviyorsunuz ama… İstediğiniz o taze hava? Yalnızca hayal. Çünkü, tam o anlarda, o sahildeki sakinlik yerine, sokaklarda yükselen tozlar sizi karşılıyor. O an, bir türlü yakalayamadığınız havayı alabilmek için çabalarınızın ardından “Bir yudum hava, lütfen!” diye iç geçiriyorsunuz.

Tozun yoğun olduğu bir sokakta yürürken, size şunu diyor: “Hayır, bu şekilde gelmeye devam et. Benimle büyüyeceksin. Kırmızı tüylerim, sarı tüylerim… Evet, seni biraz daha fazla rahatsız edebilirim!” Sadece nefes almak, o kadar basit bir şey, ama işte tam o anda, caddede yürüyen bir arabanın tekerleği yerden alıp havaya toprak fışkırtıyor ve bu tozlar yüzünden, bir dakikalık rahat nefes bile alamıyorsunuz.

Bir an durup kendimi düşünürken, “İyi ki ciğerlerim genç, yoksa sabahları bu tozlarla birlikte soluğumu kaybederdim,” diye iç geçirdim.

Sonuç: Hava Kirliliği, Bazen Kafamıza Çıkan Yağmur Gibi

Hava kirliliği, sadece şu üç örneğin verdiği rahatsızlıkla sınırlı değil tabii. Her an, her yerden gelebiliyor. Ancak şunu fark ettim: Hava kirliliği ne kadar sinir bozucu olsa da, biz insanların tepkileri, bu durumu daha çekilebilir kılıyor. Evet, belki şehrin ortasında bir gürültü patırtısı, bir duman ve o kirli hava arasında, gülümsemek zor ama, bir nebze olsun bu konuda takılmadan yaşamayı öğrenmek de bir şeydir.

Benim gibi insanları görmek isteyenler için, hava kirliliğine karşı bir tavsiyem var: Hızla koşmaya çalışmayın. Koşan insanları görmek de, egzoz gazlarıyla birleşince size bir mesaj verebilir: Hava kirliliği varken hız yapmanın bir anlamı yok, en iyisi biraz yavaşlayıp, bu doğal kirliği içselleştirmek!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort bonus veren siteler
Sitemap
ilbet mobil girişTürkçe Forum