Babydoll Kadın Ne Demek? Bir Anın İçinden…
Herkese merhaba, bugün size biraz daha kişisel, biraz da içimi dökerek bir şeyler yazacağım. Geçenlerde bir arkadaşım, “Babydoll kadın ne demek?” diye sordu. Cevap vermek istedim ama o an kafam karıştı. Aslında bu soruya verdiğim yanıtın, geçmişteki duygularımla nasıl bağlandığını fark ettim. Hani bazı kelimeler var ya, bir anda seni geçmişe götürür, bir anı canlandırır… İşte, ‘babydoll’ kelimesi de benim için öyle oldu. Gözümün önüne gelen o sahnede, bir kız çocuğunun masumiyetini, kaybolan bir güveni ve sonrasında yaşadığım hayal kırıklığını hissettim. Hadi size anlatayım.
Bir Yaz Akşamı: Masumiyetin Sınırları
Bunun üzerinden tam iki yıl geçmişti. O yaz akşamını hala hatırlıyorum. Kayseri’nin o sıcak sokaklarında, ter içinde yürürken bir mağazanın vitrininde gördüm onu: Babydoll elbisesi. Kısa, tüllü ve o kadar naif duruyordu ki, sanki her şeyin bittiği, masum bir dünya gibiydi. O zamanlar 23 yaşımdaydım. Yaşadığım ilişki de, adeta o vitrin gibi masumdu. Hani hep derler ya, “Aşk çocukken güzeldir,” diye. O zamanlar, ben de öyle bir aşk yaşadığımı sanıyordum. Genç, umut dolu ve kalbim her an bir masalın içindeymiş gibi atıyordu. Ama işte o babydoll elbiseyi gördüğümde bir şey değişti. Elbise, bana bir anlamda masumiyetin kaybolduğunu, büyüdüğümü hatırlattı. Ve bir şekilde, yaşadığım ilişkide de masumiyetin giderek silinmeye başladığını fark ettim.
Birden içimde bir boşluk oluştu. Çünkü o elbiseyi gördüğümde, birden bire ‘babydoll kadın ne demek?’ sorusu zihnimde yankılandı. Bu sadece bir elbise miydi, yoksa onun ardında başka bir şey mi vardı? Babydoll, sadece bir giyim tarzıydı, yoksa bir kadının duygusal ve psikolojik hallerini mi simgeliyordu? Bu soruya cevap ararken, kendimi sorgulamaya başladım. Beni kim olduğumu anlatan bir ‘babydoll’ gibi hissettiren neydi? Hangi duygularımı bu kadar kolayca örtüp, saklamama neden olmuştu?
Masumiyet ve Kırık Bir Aşk
Birkaç hafta sonra, aynı mağazadan aldım o babydoll elbiseyi. Onu aldım, çünkü bir şeyleri geri almak istiyordum. Sanki o elbise, bana kaybettiğim masumiyeti ve güveni yeniden verecekmiş gibi geldi. Hani o ‘çocukça’ duyguları yeniden yaşama umudu. Ama her şey bir oyun gibi başlamıştı ve şimdi bir gerçek olarak bana dönüyordu. Elbise, yalnızca dışarıya yansıyan bir imgeydi; ama içimdeki duyguların ne kadar karmaşık olduğunu o an fark ettim.
İlişkimiz, bir anda benim için çok farklı bir hale dönüştü. Babydoll elbisesi giydiğimde, bir yandan kendimi çok kadınsı ve masum hissetsem de, diğer yandan duygusal olarak çok savunmasız hissediyordum. Sanki karşımdaki kişi, bana daha çocukça bakıyordu. Bir yandan seviliyordum ama bir yandan da kendimi savunmasız ve kırılgan hissediyordum. Babydoll bir kadın gibi, her an hassas, her an kırılmaya hazırdım. Sonra o kırılma anı geldi; karşımdaki kişi, bana hiçbir zaman istediğim duygusal güveni veremedi. Ve o güven kayboldu, tıpkı masumiyet gibi.
Babydoll Kadın: Masumiyetin Kayboluşu
Babydoll kadın ne demek? Bunu artık anlıyorum. O, sadece bir elbise değil. Babydoll, kalbinizin en derin köşelerine giren bir anı, kaybolan bir güveni simgeliyor. O, aslında bir kadının, her şeyin masum ve saf olduğu bir dünyadan, acı ve hayal kırıklığıyla karşılaştığı bir dünyaya geçişini gösteriyor. Babydoll kadın, masumiyetin kaybolduğu, ama hala bir şeyleri onarmaya çalışan kadındır. Bir tarafta saflık, diğer tarafta kırılganlık… Arada kaybolmuş bir kadın.
Şu an 25 yaşımdayım ve hala bazen geçmişe dönüp o yaz akşamını hatırlıyorum. O zamanlar düşündüğüm kadar masum değildim, ama o kadar büyümek istemiyordum. Babydoll elbisesi, bana hem o masumiyetin kaybolduğunu, hem de bir kadının güçlü olmak için ne kadar büyük bir yol aldığını hatırlattı. O anı unutmak, belki de unutmak zorunda kalmak, hep aynı duyguyla kalmamı sağladı: Hayal kırıklığı, ama bir umutla, tekrar başlamak. Sonuçta, büyümek, değişmek ve farklı olmak zorundayız. Ama bu süreç, her zaman duygusal olarak derin izler bırakıyor.